Festival etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Festival etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ocak 2009 Cuma

Kimonolu Kız

Emanet geleli 1 hafta kadar olmakta(ohanda 1 hafta olmus, ne kadar cabuk geciyor zaman karşim yahu).Geçen pazar japonyada yine bi bayramımsı bişey var idi.Şimdi bu bayramın adını hatırlamıyorum da telefondaki takvime bakınca "Coming of New Age Day" diyor.Yani olay şu:20 yaş japonyada yetişkinlik yaşı.20 ye girince yetişkin oluyormuşsun arkadaşım.Ondan o yıl 20 yaşında olan japonlar kimono giyip sokaklara dökülüyorlar.Hertaraftan zilyon tane kimonolu kız fırlıyor, trenlerden kimonolu kızlar iniyor, yanından geçen otobüste ayakta duran birsürü kimonolu kız görüyorsun, kimonolu kızlar yemek yiyor, kimonolu kızlar Daiei'nin önünde piyasa yapıyorlar(Daiei=japon sevinç pastanesi), kimonolu kızlar çığlık ata ata gülüyorlar, yolda yürürken elin kimonolu kıza çarpıyor, kimonolu kız bilmemne yapıyor falan of sıkıldım bu cümlelerden evet.Gece rüyanda kimonolu kız görecek kadar cok kimonolu kız oluyor etrafta.Kimonolu kız, kimonolu kızzzz..

Benimde artık dslr'ım var ya.Hem de tam da bu bayramımsı günden bir iki gün önce geçmiş elime.Hemmen pazar günü sabahı şehire aktım.Planım karşiyaka çarşı'nın japon versiyonu olan Shimotori'nin girişinde bekleyip gelen geçen insanlarin tutkulu ve işine aşık bir fotoğrafçı gibi, makinayi bir oraya bir buraya çevirerek, "uuuv maceraya atılmış bir yabancı, Japon kültürünü kendi objektifinden dünyaya tanitmak istiyor... ne güzell" dedirterek fotoğraflarını çekmek idi.

Makinayı boyna asınca hakkaten de havaya giriyormuşsun arkadaş.Birdenbire, etraftaki, yüzü kırış kırış olmuş yaşlıları, sümüklü hayta çocukları, eski ama içinde nice anıların yaşandığı evleri falan istemdışı kesmeye başladım."Kendi objektifimden dünyam böyle gözüküyor" şeklinde cümleler mırıldanıyordum kendi kendime.Noluyor lan dedim devam ettim, boşverdim bütün fotoğrafçı hissiyatlarını.

Ne diyordum..işte beklemeye başladım Shimotori'nin girişnde.Shimotorinin tam girişindeki tramvay istasyonundan akın akın kimonolu kızlar gelmeye başlamıştı bilem.Bi kaç foto çektim.Sonra bi de makinanin vidyo özelliğini test etmek için etrafı vidyoya da çektim.Bu sırada bi kimonolu kız güruhu elimde foto makinasini gördüklerinden heralde, çığlık atarak yanıma geldiler.Karşıma geçip fotolarını çekmemi istediler.Ehehe e tabi onları kıramadım bi kaç fotolarını çektim.Güzeldi.Sonra kızlar yine çığlık ata ata gittiler.
Bende tabi bu olay üzerine feci gaza geldim.Boynumda asili duran fotoğraf makinasina ve tipimdeki "profosyonel yabancı fotoğrafçı" ifadeye güvenerek yolda duran kimonolu kız gruplarını durdurup fotoğraflarını çekmek için harekete geçtim.Hemmen en yakındaki kız grubuna yaklaştım.Ve dedim ki:

Ben:Eee Sumimasen! Shashin o torimasen ka?
Kız:??? (kilitlennn, hiçbişey demeden tipime bakk, kal öyle)
Ben:eeee shashin (foto makinasini sallıyorum) torimasu?
Kız:....(arkadaşlarına baksın error versin)
Diğer kız:Aaaa dozo dozo.. der ve suratlarına yapay bi gülümseme ekleyerek fotograflarını çekerim.

"Ulan" dedim."Bi fotoğraflarını çekicem lan amma g*tü kalkıkmış karının zorla çektim fotolarını tey allaam" diyip ve bi kaç da küfredip yanlarından ayrıldım.Ardından "profosyonel yabancı fotoğrafçı" profilime küsüp kahve içmeye gittim.

Sonra arkadaşa sordum ve öğrendim ki olay şöyle imiş:

Ben:Eee Pardon! fotoğraf çekilelim mi?
Kız:(??? röh.. tipe bak, yavşıo resmen..)
Ben:eeee fotoğraf (foto makinasini sallıyorum) çekmek?
Kız:...(vay anasını napsam lan acaba)
Diğer kız:Aaaa lütfen lütfen...

görüldüğü gibi hafif sıçmışım.Heralde hatun yavşadığımı falan zannetti.Arkadasının jetonda digerlerinden erken düşünce olayı kurtardık sayılır.Bu durumdan şunu öğrendim:Foto makinasini boyna asinca hemen profosyonel fotoğrafçı olunmuyormuş.Evet böyle.
Aşağıya resimler ekledim.Bi de viyoyu ekledim.Enjoy efenim(kafiye).


Tramvaydan inip akın akın geliyorlar


Suratsız kızlar."Pro Fotoğrafçı" profilimin çöktüğü anlar


Enstantane#1

DAIEI'nin önünde piyasa yapanlar

Güne gazla başlamama neden olan insanlar






Bonus Foto:Böylesini görmedim..

29 Kasım 2008 Cumartesi

Bunkasai

Sanırım bir 3 hafta kadar oluyor, Japonya da “Bunkasai” denilen kültür festivali kutlandı. Festival demeyelim pek de bayram desek daha doğru olur çünkü resmi olarak 1 gün “bunkasai” tatili var idi.Bayram kapsamında çeşitli aktiviteler yapildi.Kumamoto cumhuriyet meydanında vali uzun bir konuşma yapti.Uzayan konuşmadan dolayı sıcaktan fenalaşanların yardımına ambulanslar koştu.Ortaokullar arası “günümüzde geleceğe Kumamoto” adlı resim yarişması ödülleri verildi falan.(külliyen yalan).

Saçma sapan bu girişten sonra sadede gelip devam edelim.Dediğim gibi kültür festivali kapsamında şehirde ve kampüste birsürü aktivite vardı.”Neler yapıyor bu Japonlar bayramlarda seyranlarda?” sorusunun cevabını aramak üzere kendimi yollara vurdum.
İlk durağım yol üstü olduğundan dolayı kampüstü.Kampüsün girişindeki büyük açıklık alana şişme bir sahne kurmuşlardı.(Şişme sahne de nasıl oluyormus?, nedir? Diyenler aşağıda eklediğim bir kaç resme bakıp anlayabilirler).Sahnede gayette kötü çalıp söyleyen bir grup, anlamsız kötü distorsion ve mide bulandıran clean ton eşliğinde rezil bir şarkı söylüyordu.”Belki tanıdık bir şarkı çalarlar dur biraz dinleyim diğer şarkıları” duasını ederek bir yarım saat kadar bu grubu izledim.Tabi ki bildiğim bir şarkı çalmadılar ve tabi ki diğer çaldıkları şarkılar ilkinden çok daha beterdi.Zaten resimlerden de anlaşılacağı üzere şenlikler kapsamında gündüz saat 11 gibi çıkan bu ilk gruba, sınıftan arkadaşları olduğunu tahmin ettiğim kız gürühu dışında talep gösteren pek de olmamıştı.

Şişme sahne.Plastik sandalyede oturan kız grubundaki heyecan görülmeye değerdi



Müzik tırt çıktı, diğer olaylar güzel olsa bari” düsturunu edinerek kampusteki diğer atraksiyonlara şöyle bir bakmak için harekete geçtim. Japon ve yabancı öğrenciler, nerdeyse bütün kampus boyunca yollara çeşitli standlar kurmuşlardı.En yakındaki standtan başlayarak bütün kampüsü gezeyim bari dedim.Neredeyse bütün standlar yemek standıydı.(amma çok stand dedim yahu).Koreli öğrenciler kendi standlarinda kore yemeği, Çinliler çin yemeği Japonlarda kendi garip yemeklerini yapıp satıyorlardı buralarda.Sabahın köründe curry’li domuz sosisi yemek "biraz" mideyi zorlayabilir diye yemek standlarından kaçmaya başka şeyler görme umuduyla hızlı hızlı yürümeye başladım ama bir de ne göreyim.Bir kaç zibidi Japon “TURKISH KEBAP” standı kurmuşlar kebap satıyorlar.Hemen ortamlarına dahil olduk.Adam bizi türk olarak bilmediğinden,yabancı edasiyla yaklaştık yanına ve ”Nedir bu abi anlatsana” diyince “yaa işte buna türkish kebap diyorlar, adı üzerinde Türkiye’de çok ünlü bişey bik bik falan..” diye konuşuverdi.

Esas dramın kebap diye sattıkları dürümün içindekilere bakınca başlayacağını bilmiyordum.Halbuki daha gençtim, 24 yaşındaydım hayatımın baharındaydım..Kebap adı altında satılan ve özleminden duvarlara çentik attığım biricik dürümün içinde KARİDES görünce ağlamaya başladım.Dürümün içinde KARİDES vardı.KARİDES lan bildigin karides...”Yemişim Bunkasai de bilmemneyi de” şeklinde küfrederek kampüsten ayrıldık.kendimizi şehre zor attık...
Hem tatlımsı şeyler yiyelim hem de unlimited kahve içelim ( bi kahve alınca diğer kahveler belej) diye Mister Donut’a oturduk.Donutlarımızı yedik.3 bardak Cafee Oree’mizi(Bohemim) ictik.Muhabbetler edildi.sonra da kalkıp Kamitorideki gitar tükkanına gitar bakmaya gittik.Ööyle başıboş gezip durduk..en sonunda yurda gelip günü bitirdik anacım.
Gece de tam odamın karşısında havai fişek gösterisi oldu bayram dolayısıyla.pencere karşısında oturup yarım saat onu izledim.(büyük keyif ya).sonrasında…


Grup, insanı kendisinden geçiren muhteşem şarkılarını çalarken




Sahne performansları olağanüstüydü





İşte o dürüm.Arkadaşım iyi hoş da karides konur mu dürüme yea




Türk Bayrağını görünce duygulandık.Ufka bakıp birkaç damla gözyaşı akıttık




İnsan kebap resmiyle fotoğraf çektirir mi ?